Çalilarin Arasinda..

Bölüm 14 - Aşk İtirafı

Sabah ilk olarak Kerem açtı gözünü. Gördüğü manzaradan oldukça memnundu. Aslı’yı bırakıp gitmeyi hiç istemiyordu ama onu mutlu etmek için bunu yapması gerektiğini hissediyordu. Aradan yarım saat geçtikten sonra da Aslı açtı gözlerini. Kerem’in yatağında olduğunu fark edince “Yine benden önce uyanmış” diye geçirdi içinden. Yerinden kalkıp salona doğru ilerledi. Mutfaktan gelen sesleri duyunca yönünü mutfağa çevirdi. Kerem’i ocağın başında bir şeylerle uğraşırken görmüştü. Dikkatli baktığında omlet yaptığını fark etti. Yüzünde istemsizce bir gülümseme oluştu. Farkında olmadan duvara yaslanmış, Kerem’i izlemeye başlamıştı. Kerem omleti yaptıktan sonra çayı da demlemişti. Bunları yaparken de şarkı mırıldanıyordu. Uzaktan izleyen biri, Aslı’nın Kerem’i izlerken mest olduğunu söyleyebilirdi. Öyle bir bakıyordu ki Kerem’e “Önceki hayatımda nasıl bir iyilik yaptım da Allah seni benim karşıma çıkardı” der gibi. Kerem arkasını dönüp Aslı’yı görmesiyle Aslı’nın kendini toparlaması bir oldu.
“Ooo Aslı Hanım kalkmış, orda durmuş, yardım da etmiyor. İyi mi böyle Aslı Hanım?”
Kerem’in cümlesi Aslı’yı güldürmüştü.
“İnan bana daha iyisi olamazdı. Ne kadar mükemmel bir adamsın sen. Senin niye sevgilin yok ya?” diye sordu birden Aslı.
“Bir laf duymuştum. “Mükemmeller, daima yalnızlığa mahkumdur” diye. Ondan olabilir diye düşünüyorum. Ya da benim kadar mükemmel bir adamı, hak edecek kadını daha annesi doğurmamıştır. Ne dersin, sence hangisi?”
Anlaşılan bugün Kerem’in muzipliği üzerindeydi.
“Bir kendini övdürmüyorsun insana ya. İnsan bir utanır, “ya teşekkür ederim” falan der. Mütevaziliğin karşısında bileklerimi keseceğim Kerem.”
Bir iki saniye gülen Kerem’in aniden yüzü düşmüştü.
“Aslı dün sana ne oldu? Çok korkuttun beni.”
Aslı’nın aklına dün gece gelince bir an suratı düştü. Ardından derin bir nefes alıp;
“Çok kötü bir rüya gördüm. Korkarak uyandım. Senle de karanlıkta karşılaşınca birden tutamadım kendimi, ağladım. Korku birikmesi gibi bir şey sanırım.” dedi. Kerem’in sesi tedirginliğini yansıtıyordu.
“Ne gördün ki, bu kadar korktun?”
Aslı rüyasını Kerem’e anlattığında Kerem de çok şaşırmış ve bu rüyanın gerçekten garip ve ürkütücü olduğunu söylemişti. Kahvaltılarını yaptıktan sonra kafeye gitmişlerdi. Kafeye tam girerlerken Kerem Aslı’nın kolundan tutup “Bir dakika Aslı, bir şey söylemem gerekiyor sana” dediğinde Aslı’nın kalbi güm güm atmaya başladı. “Yoksaaa…” diye geçirdi içinden. Kerem bu durumu fark etmeden devam etti lafına;
“Benim odamı çocuklara söyledim ve gece ufak tefek dokunuşlarla sana kulis yaptılar. Artık diğer kızlarla, aynı yerde giyinmene gerek kalmayacak.”
Aslı bunu beklemiyordu. Ama beklediği şey olsaydı ne yapacağını da bilmiyordu. Derin bir nefes alıp;
“Buna gerek yoktu Kerem. Şimdi iyice zıtlaşacaklar bana. Ayrıca kendi odanı bana verince sen ne yapacaksın?”
“Ben genelde kasada duruyorum zaten. Odaya girdiğim bile yok doğru düzgün. Ufak tefek işlerimi yine orda hallederim. Sorun olmaz diye düşünüyorum. Hem sen kızları da dert etme. Artık ağızlarını dahi açabileceklerini sanmıyorum.”
Nitekim öyle de olmuştu. İçlerinde fokur fokur kaynayan nefrete ve kıskançlığa rağmen, kızlar korkudan seslerini çıkartamamışlardı.
Kerem Aylin’i yanına çağırdı. İkisi yakın arkadaşlardı ve Kerem’in artık içindekileri birine dökmesi gerekiyordu.
“Otur şöyle Aylin. Seninle bir şey konuşmak istiyorum.”
Aylin Kerem’in dediği gibi sandalyeyi çekip Kerem’in tam karşısına oturmuştu.
“Bu geçen günkü muhabbet değil mi? Biliyorum, kızlar çok haddini aşmışlar Kerem. Ama benim gerçekten haberim yoktu”
“Yok, ben o konuyu hallettim zaten. Senin olaylarla alakanın olmadığı bariz. Sen hepsinden farklısın. Ben seninle başka bir şey konuşmak istiyorum aslında.”
Aylin oturuşunu değiştirmiş, dikkatini tamamen Kerem’e vermişti.
“Seni dinliyorum” dedi pür dikkat bir şekilde.
Kerem derin bir nefes alıp, kafasında söyleyeceklerini toparlıyordu.
“Aslı…” dedi ve yutkundu.
Aylin konunun nereye gideceğini anlamıştı. Kerem’i yıllardır tanıyordu. Kerem çok hazır cevap bir karakterdi. Ağzına ne gelse hemen söylerdi. Belli ki biri onun kelimelerini içine atmasına sebep olmuştu. Kim olduğunu da anlamak için kahin olmaya gerek yoktu.
“Aslı?” dedi Aylin. Sonra gülümsedi. “Birileri aşık olmuş galiba” dedi. Kaşlarını kaldırıp Kerem’e bir bakış attı.
Kerem “Sessiz ol!” dedi. “Hemen nasıl anladın? Daha hiçbir şey söylememiştim. O kadar mı belli oluyor?”
“Yani tabi ki de belli oluyor Kerem. Ona baktığın gibi kimseye baktığını görmedim ben şu ana kadar.”
“O da anlamış mıdır ki?” dedi Kerem ürkek bir tavırla. Kan damarlarında çok hızlı akıyordu. İlk defa bu konuda biriyle konuşuyordu.
“Yani Aslı akıllı kız. Ama aşk aptallaştırır tabii. Bilemedim şimdi. Sormayı denesen? Hem belki o da aşıktır sana.”
“Bu aşk mı bilmiyorum ki. Ona hiç kıyamıyorum, hep mutlu olsun istiyorum. Onu her gördüğümde, sanki en neşeli şarkıları duyuyorum. Sanki güneş açıyor o gülünce.”
“Aşkın en temiz en saf halini yaşıyorsun ve acaba aşık mıyım mı diyorsun”
“Peki, ya o benim gibi hissetmiyorsa? Ben bir ömür onunla böyle yaşayabilirim ama hislerimin karşılığının olmadığını görmek, onun benden uzaklaştığını görmek böyle yaşayabilir miyim hiç sanmıyorum. Anlayacağın Aylin, çok fena ikilemde kalmış durumdayım. Ne yapacağımı hiç bilmiyorum." Bir an durdu gözleri boşluğa daldı. Ardından tekrar Aylin'e döndürdü bakışlarını. "Bir de Aslı’nın daha önceki hayatı var tabi. Onu da düşünüyorum. Ya bu kız evliyse? Ya sevgilisi varsa? Biz bir şeyler yaşamaya başlarsak ve o sonrasında hatırlarsa her şeyi? Ne olacak? Bir de onun tarafından bakmak gerek tabi ki, o da böyle bir riski alamaz ki, beni sevse bile.” Aylin elini çenesine koymuş bir an duraksamıştı. Ardından;
“Zor ve karışık bir durum gerçekten. Ama Aslı’nın hatırlamasını beklerken, sizin ömrünüzden gidiyor. Hem sana aşıksa, başka biriyle evli olsa bile nasıl devam edebilir? Bence geç kalmadan ona açılmalısın. En kötü sonuç bile belirsizlikten iyidir bence.” dedi.
“Haklısın galiba. Her şeyi düşünürken, hayatımızı erteliyoruz değil mi?”
“Aynen öyle. Akşam için size güzel bir randevu ayarlamama ne dersin? Güzel bir akşam yemeğinde ona açılsan iyi olmaz mı?”
“Bugün olmaz Aylin yarına ayarla sen onu.”
“Yine mi erteliyorsun. Hayat ertelemek için çok kısa.” Kerem’in dudağının kenarı yukarı kıvrıldı. Eli ensesine gitmişti.
“Bugün güzel bir takım alacağım kendime. Aslı’ya da şık bir kıyafet. Aklımda bir şeyler var işte. Onları ayarlayayım bugün. Yarın da gideriz.”
“Şuna da bak hemen de plan kurdu hınzır.” Aylin’in cümlesi bir an gülümsetti Kerem’i, ardından hemen kendini toparlamaya çalıştı ama yüzündeki gülümsemeye engel olamamıştı.
“Sen hala burda mısın Aylin? Artık işinin başına dönmen gerekiyor, benim de öyle” deyip göz kırpıp kalktı masadan Kerem. İşlerini halletmek için dışarı çıktı.



#6274 en Novela romántica
#1025 en Thriller
#447 en Misterio

En el texto hay: gizem, romantik, hafızakaybı

Editado: 25.02.2026

Añadir a la biblioteca


Reportar




Uso de Cookies
Con el fin de proporcionar una mejor experiencia de usuario, recopilamos y utilizamos cookies. Si continúa navegando por nuestro sitio web, acepta la recopilación y el uso de cookies.